Page 729 - Meclis Kararları
P. 729
T.C.
ANKARA BÜYÜKŞEHİR
BELEDİYE MECLİSİ
Karar No: 2251 21.11.2022
-6-
Bu Hususlar;
a-Borçlanma kararını onaylayacak mercie ilişkin sınır
b-Toplam borç stoku ile kesinleşmiş ve eskâle edilmiş gelirle ilişkin sınır, şeklindedir.
ii. Borçlanma kararını onaylayacak mercie ilişkin sınır
Borçlanma talebinin olduğu yıldan bir önceki yılın kesinleşen bütçe gelirleri tutarının Vergi Usul
Kanunu gereğince CARİ yılı için belirlenen yeniden değerleme oranı ile artırılan tutarının
%10’una kadar olan borçlanmayı Belediye Meclisinin onayıyla yapılabilecektir. Bu tutarı aşan
borçlanmayı ise meclis üye tam sayısının salt çoğunluğunun kararı ve Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı’nın onayı ile yapabilir. Söz konusu limit her bir seferinde alınacak borç miktarını değil
kümülatif (birikimli) miktarı ifade eder. Bu nedenle, meclisimize gelecek borçlanma talebinde,
talep edilen borcun belirtilen %10’luk sınır içerisinde olup olmadığı açıkça ortaya konulmak
zorundadır.
Başka bir ifade ile %10’luk limit, kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere, bu
husus borçlanma limiti ile ilgili değil, borç için karar verecek makamların belirlenmesi
bakımından hüküm ifade etmektedir.
Belirtilen düzenlemeye göre, borçlanma yapacak belediye öncelikle, hangi mal ve hizmet
alımları için borçlanma yapmak istediğini ve bunun gerekleri, borçlanmaya gerekçe olarak
gösterilen mal ve hizmet alımlarının belediyenin öz gelirleriyle karşılanıp karşılanmadığı, somut
belgelerle ortaya konulmak zorundadır. Genel olarak, rakamsal gerekçelerle ortaya konulmayan,
borç kapsamında alınacak mal ve hizmetler için öz kaynağın bulunmadığının kanıtlanmadığı,
“pandemi süreci, genel ekonomik kriz” şeklinde ifadelerle borçlanma yapılması mümkün
değildir. 5393 sayılı Kanunun 68. Maddesinin ana başlığında aynen “görev ve hizmetlerinin
gerektirdiği giderleri karşılamak amacıyla” hükmüne yer verilerek, gerekçenin somut
rakamlarla ortaya konulması zorunluluğu düzenlenmiş bulunmaktadır.
Borçlanma gerekçesi, belediye bütçesi ile yapılması zorunlu olan mal ve hizmet
giderlerinin ve bunların rakamsal karşılıklarının ortaya konulması, buna karşılık olarak gösterilen
ödenekler ve gelirlerin belirlenmesi, daha sonra da nakit ve gelir dengesizliğinin gösterilmesi,
diğer bir anlatımla bütçe açığının somut bir biçimde ortaya konulması şeklinde olmalıdır.
Genel ifadelerle, bütçede ne kadar açık olduğu belli olmadan yapılacak borçlanmada,
usulsüz borçlanma yapıldığı sonucu ortaya çıkacaktır ki; bu tür borçlanmalarda buna
karar veren tüm makam ve mercilerin görevi kötüye kullanma suçu işlemiş olacağı,
yukarıda yer alan (5393/68-f bendinde) kanun hükmünde mevcut bulunmaktadır.

