Page 456 - Meclis Kararları
P. 456
T.C.
ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİ
AB ve Dış İlişkiler Komisyonu Raporu
Rapor No: 04 18.06.2021
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Dünya Sağlık Örgütü Küresel Yaş Dostu Kentler Toplumlar Ağında yer alan yabancı
örnek Başkent Belediyelerinden biriyle ortak proje çalışma yapılmasına ilişkin Büyükşehir
Belediye Meclisinin 08.06.2021 tarih ve 12. Gündem maddesi olarak komisyonumuza
havale edilen dosya incelendi.
Komisyonumuzca yapılan incelemeler neticesinde; Büyükşehir Belediye Meclisi
üyelerinden Hande SEVİNDİK'in verdiği önerge ile "Dünya Sağlık Örgütü Küresel Yaş
Dostu Kentler Toplumlar Ağında yer alan yabancı örnek başkent belediyelerden birinin
seçilerek ortak bir proje çalışması yapılması ve kentimizi yaşlı dostu belediye olma
konusunda daha iyi bir seviyeye getirerek turizm açısından da daha güçlü bir kent yapılması
hususundaki 08.06.2021 tarihli önerge incelendi.
Bilindiği üzere Dünya nüfusu giderek yaşlanmaktadır. Yaşam süresinin uzaması ve
doğurganlık hızının azalması nüfusun yaşlanmasında etkili olmuştur. Bunun sonucunda
nüfus piramidi yaş dağılımları ileri yaş grubu lehine artmıştır.
Dünya Sağlık Örgütü raporuna göre, 2000 yılında 60 yaş ve üstü kişi sayısı 600
milyon iken, 2025'te 1,2 milyara, 2050'de ise 2 milyara çıkması beklenmektedir.
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonraki dönemde ortalama yaşam süresi 46 yıl iken, 2050
yılında 75 yıla çıkacağı öngörülmektedir. Bu da yaşlı nüfusun toplum nüfusundaki payının
giderek büyüyeceği anlamına gelir.
Yaşam süresinin uzaması, bir anlamda bireyin ve organizmanın yaşlanması anlamına
gelmektedir. Zaman içinde insan vücudunda görme, işitme ve hareket yeteneği gibi
fonksiyonlarda fizyolojik değişiklikler meydana gelmekte ve bu değişikliklerin artması
yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Yaşlılığın kronolojik, biyolojik, psikolojik
ve sosyal olmak üzere pek çok boyutu bulunmaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan tanıma göre 65 yaş ve üzeri kişiler yaşlı
olarak kabul edilmektedir.
Dünya toplumlarının tamamının benzer hızda yaşlanabilmesi için küresel düzeyde
çabalara gereksinim bulunmaktadır.
Bu bağlamda, 1995 yılında onaylanmış olan "Yaşlanma ve Sağlık" programı
önemlidir. Bu programa göre sadece yaşlanmanın getirdiği sağlık problemlerine odaklanmak
yerine, öncelikle sağlıklı yaşlanmayı hedefleyen planlama ve araştırmalar önerilmekte ve
desteklenmektedir. Yaşlanma, sağlıklı yaşlanma, yaşlanmanın hastalık ve düşkünlük için
düşük risk, yüksek fiziksel ve bilişsel fonksiyon ve yaşama aktif bağlılık olarak tanımlandığı
"iyi yaşlanma" gibi konulardan bahsederken yaşanılan ortam ve çevrenin bu değişime ayak
uydurabilmesinin önemi de unutulmamalıdır. Bu amaç doğrultusunda özellikle kamusal
mekanizmaların ve yerel yönetimlerin oldukça fazla sorumluluğu olduğu da
unutulmamalıdır.

