Page 636 - Meclis Kararları
P. 636
T.C.
ANKARA BÜYÜKŞEHİR
BELEDİYE MECLİSİ
Karar No: 163 12.01.2022
-2-
Veriler incelendiğinde ülkemizin su zengini bir ülke olmadığı göze çarpmaktadır.
Dünyanın yıllık yağış ortalaması 1000 mm olup, Türkiye'nin yıllık yağış ortalaması ise 643
mm’dir. Türkiye şu anda su kıtlığı çeken değil su stresi altında bulunan ülkeler arasında yer
almaktadır. Ancak hızlı nüfus artışı, kirlenme ve yıllık yağış ortalamasının dünya ortalamasından
düşük olması; mevcut kaynakların daha dikkatli kullanılmasını ve kirlenmeye karşı gerekli
tedbirlerin bir an önce alınmasını gerektirmektedir.
Ayrıca küresel iklim değişikliği ya da küresel ısınma gibi karbondioksit gibi ısıyı tutan
gazların atmosferde artmasıyla oluşan ve atmosferde salınan sera gazlarının neden olduğu
düşünülen sera etkisinin sonucundaki bir takım değişiklikler de su dengesini etkilediğinden bu
konudaki hassasiyeti gerektirmektedir.
İnsanoğlu su ihtiyacını yüzeysel sular ve yeraltı su kaynaklarından sağlamaktadır. Tatlı
suların en önemli kaynağı yağışlardır. Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı olarak faaliyet
gösteren Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nden elde edilen verilere göre, küresel yıllık yağış 500
bin m3 olup, her yıl yeryüzüne inen yağış aynı miktardadır. Ülkemizde ise tatlı su kaynakları
oldukça sınırlıdır ve ihtiyaca ancak cevap vermektedir. Türkiye'nin kullanılabilir su potansiyeli
110 milyar m3 olup, bunun % 16'sı içme ve kullanmada, % 72'si tarımsal sulamada, % 12'si de
sanayide tüketilmektedir.
1960’larda 28 milyon olan ülke nüfusunda kişi başına düşen yıllık su miktarı 4000 m3
iken, 2000’li yıllarda nüfusun 67,8 milyona ulaşmasıyla bu değer yaklaşık yarıya düşmüştür.
Kullanılabilir su miktarındaki bu düşüşün aynı oranda devam edeceği yönündeki öngörülerle
2030’lu yıllarda nüfus 100 milyona erişecek ve kullanılabilir su miktarı da kişi başına 1000 m3
dolayına düşecektir. Bu sonuca göre Türkiye’nin şu anda bulunduğu su stresli ülkeler sınıfından
25 yıl sonra su kıtlığı çeken ülkeler sınıfına düşme ihtimali vardır.
Sulardaki kirlenme nedeniyle, insanlar özellikle büyük şehirlerde musluktan akan suyun
kalitesine, yerel yönetimlerce verilen güvenceye rağmen içmek için genellikle paketlenmiş su
kullanmaktadır. Paketlenmiş su tüketimi ülkemizde, 2005’te kişi başına 93 l/yıl değerine
ulaşmıştır ve bu değer her yıl % 10 oranında artmaktadır. Ayrıca, su ambalaj malzemelerinin
yarattığı çevre kirliliğinin de önemli bir sorun olduğu unutulmamalıdır. Dolayısıyla güvenli suya
erişim sağlık için vazgeçilmezdir. Günümüzde 2,2 milyar insanın güvenli suya erişemediği
gerçeği sağlık sorunları ile ilgili fikir vermektedir.
Yukarıda rakamlarla ifade edilen su sıkıntısının nedeni yeryüzündeki kullanılabilir su
miktarının çevre kirliliği ve nüfus artışı nedeni ile gün geçtikçe azalması olarak görülebilir.
Diğer taraftan var olan su tüketim alışkanlıklarının devamı, hayat standardının yükselmesi, nüfus
artışının devam etmesi ve modern sanayinin gelişmesi ile her gün kişi başına düşen su ihtiyacı
biraz daha artmaktadır. Buna karşın mevcut kullanılabilir su potansiyeli sabittir. Suyun
kullanımındaki bu öngörü bugünkü genç nüfusu ve özellikle gelecek kuşakları tehdit etmektedir.
Bu noktada, su kaynaklarının etkili kullanımı ve yönetimi önem kazanmaktadır.

