Page 455 - Meclis Kararları
P. 455
T.C.
ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİ
ATAK Komisyonu Raporu
Rapor No: 08 28.10.2022
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Ankara Kalesi’nin turizme kazandırılması hususunda araştırmalar yapılmasına ilişkin
Büyükşehir Belediye Meclisinin 10.10.2022 tarih ve 27. gündem maddesi olarak
komisyonumuza havale edilen dosya incelendi.
Üyeler Recep TAŞ ve Ebubekir KİPEL’in verdiği önergede; Ankara Kalesi’nin turizme
kazandırılması hususunda araştırmalar yapılmasının istenildiği;
Komisyonumuzca yapılan incelemeler neticesinde; Ankara Kalesinin ilk inşasının
gerçekleştirildiği tarih hakkında elde edilmiş bir bilgi yoktur. Kimi kaynaklara göre ise Ankara
Kalesi, M.Ö. VII YY'da Frig kralı Midas'ın emri ile yapıldığı söylenmektedir. Yine aynı
kaynaklara göre Ankara şehrinin de eş zamanlı olarak kurulduğu iddia edilmektedir. Bu nedenle
Ankara Kalesinin tarihi en az Ankara’nın tarihi kadar eskidir. Hititler, Galatlar, Romalılar,
İlhanlılar, Selçuklular, Osmanlılardan beri askeri amaçlarla kullanılmış olan bu tarihi yapı
muhtelif zamanlarda yıkım, yapım ve onarım ile yeni eklentilerin yapıldığı bu muhteşem tarihi
eserde birçok medeniyetin izlerini çıplak gözlerle de görmek mümkündür. Kalenin içerisinde
bulunan şehri bir kalp biçiminde çevreleyen bir yapıda bulunan Ankara Kalesi tarihi süreç içinde
yaşadığı değişimler sonucu günümüze iç ve dış kale olmak üzere iki kısım olarak kalmıştır. İç
kale denen yapı yüksekte, Dışkale adı verilen yapı ise tepenin güney, batı ve kuzey bölgelerini
çevrelemiş bir durumdadır. İç kalenin en yüksek kısmına Akkale adı verilmektedir. Burası 1921
senesinde Atatürk'ün emirleri ile Eti Müzesi haline getirilmiştir. Daha sonra bu müze
genişletilerek Anadolu Medeniyetleri Müzesi haline gelmiştir. Akkale kısmı 1948 senesinden
itibaren depo olarak kullanılmakta olduğu bilinmekle beraber halen ziyaretlere kapalı bir şekilde
tutulmaktadır. İç kalede (Eski Müze Mahallinde) çeşitli silahlar, toplar, 600'e yakın ev ve
cephane ile değişik kültürel objelerin bulunduğu ifade edilmektedir. Evliya Çelebi'nin
seyahatnamesine göre “Ankara Kalesi, 4 kat beyaz taştan yapılmış oldukça sağlam bir kaledir.
Kale, iç içe geçen üç kat sur ile çevrelenmiştir. İç ve dış kale olarak ayrılan yapıda, iç kale adı
verilen kısmın çevresi kayalıklar ile kaplıdır. Bu kayalar sebebi ile tırmanıp kaleye ulaşmak
oldukça zordur.” Diye ifade edilmektedir. İç kale aşağı kısımlarda ikinci bir sur yapısı ile
çevrelenmiştir. Dağın eteklerinde çevrelenen dış surlar ile kentin güvenliği sağlanmıştır.
Türkiye’nin kalbi Ankara ise Ankara’nın kalbi de Ankara Kalesidir. Atina için Akropolis ne ise
Ankara için Ankara Kalesi o dur. Kuşkusuz Ankara Kalesi sadece yukarıda belirttiğim şekil ve
yapılardan ibaret değildir. O, tarihin derinlik içinde bakıldığında bu toprakların İslamiyet
öncesinden bu güne Roma Hamamı, Augustos Tapınağı, Julianus Sütunu, Antik Roma
Tiyatrosuna yoldaşlık ediyor. Ankara Kalesi, İslam’la şereflenmiş bu toprakları ebedi vatan
yapan atalarımızın manevi miraslarından olan 1178 yılında inşa edilen Sultan Alâeddin
Camiinden başlayarak her biri bu topraklara atılmış birer mühür mahiyetindeki mabetlerimizden
Ağaç Ayak Camii, Ahi Elvan Camii, Ahi Yakup Camii, Ahi Şerafeddin Camii(Aslanhane),
Cenabı Ahmet Paşa Camii, Çiçekçioğlu Camii, Direkli Camii, Eskicioğlu Camii, Hacettepe
Camii, Hacı Bayram Camii, Hacı Arap Camii, İbadullah Camii, Karacabey Camii, Kurşunlu
Camii, Tabakhane, Camii, Tacettin Cami ve Zincirli Camilerine yoldaşlık,

